Biip RTÜK!..

Genelde televizyon dizilerinde bir sahnede sigara içiliyor ise o sigaranın üzerinde bir mozaik görürüz; güya sigarayı görmeyelim diye! Ama mozaiğin kenarından fışkıran dumanlar çok belirgin bir şekilde o karede sigara olduğunu gayet güzel sunar bize. Hani devekuşu tehlikede olduğunu hissettiği durumlarda sadece kafasını kuma gömer ama diğer her yanı daha bariz görünür, o misal yani!

Başka bir şey daha, canlı yayında yasaklı bir kelimenin üzerine birden bir ses! Biiippp… Ya da bir film karesinde küfürlü bir sahnede birden yalnızca dudaklar konuşur (Biz bu sayede dudak okumayı öğrendik).

Özellikle sigara mozaiği bence sigarayı daha çekici yapıyor. Eğer o mozaik olmasa belki de çok dikkatimizi çekmeyecek sigara içiliyor oluşu.

Evet, bütün bunlar RTÜK’ün uygulamaları! Zararlı, kötü örnek vs. gibi bahanelerle yasakladığı şeyler. İyi hoş, bunlar zararlı! Peki, hemen her dizide adeta üzerimize yönelen silahlar çok mu yararlı?

Hele kadına yönelik şiddet, bu kadar had safhada iken, bu kadar şuursuzca yaşanırken, kadınların dayak yediği sahneler çok mu yararlı? Kadına şiddet, taciz, hatta tecavüz görüntülerini bu kadar gözümüze sokan sahneler çok mu yararlı? Buna neden sesiniz sedanız çıkmıyor?

Hiç bir dizi gördünüz mü ki içinde, silah, kan, şiddet sahnesi olmasın? Kanı görüyoruz, bütün o şiddet sahnelerini dakikalarca izliyoruz…

Arada bir ibne ya da pezevenk kelimesi olunca kötü söz oluyor ya! bippp ya da sessiz sahne! Şimdi şiddeti bu kadar normalmiş gibi bize sunan bu dizilere sesiniz çıkmıyor ise eğer ne anladım bippinizden…

RTÜK’ün başka yasakları da var. Türk aile yapısına ters düşen; ahlak, örf, adetlerimize uygun olmayan, Müslüman ülkesinde asla olmaması gereken şeylere karşı uygulamalar…

Mesela içinde gey, lezbiyen gibi kelimeler kullanılan her şey kesinlikle yasak. Sadece söylemde yasak olsa, bununla da kalmıyor RTÜK! Eşcinsel bireylerin televizyona çıkması da yasak! (Ancak travesti ve transseksüelleri polis ile aralarında yaşanan sokak tartışmalarından izleyebiliyoruz, bunu yayınlamaktan kesinlikle geri durmuyor medya! Bunu da yaparken de tamamen taraflı bir yayın gerçekleştiriyor. Toplumda zaten iyi bir konuma sahip olmayan transseksüel ve travestilerin yerini sabitlemek için yapılan çok yaratıcı bir uygulama.)

Gerekçe şu: “Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ve bu tür yayınlar eşcinselliği özendirici yayınlar olur.” Korkulan şey bu…

Ya Allah aşkına, daha doğar doğmaz bize öğretilen heteroseksüel yaşam değil mi? Bütün kurum, kuruluşlar, yanımız, yöremiz, sağımız, solumuz heteroseksüeller ile dolu değil mi? Heteroseksüel yaşam bize zorunlu dayatılmıyor mu? Masallar, destanlar bize heteroseksüel hikâyeler anlatmıyor mu? Şimdi bu durumda sormak isterim RTÜK’le insanlar eşcinselliğe mi özendiriliyor yoksa zorunlu olarak heteroseksüelliğe mi???

Zaten bütün alanları dar ettiğiniz eşcinsel ve trans bireyler kendi imkânları ile yarattığı, ürettiği ürünleri, önemli bir alan olan, görsel medyada neden kullanamıyorlar? Kendilerini var etmelerini neden yasaklıyorsunuz?

Gey, lezbiyen, travesti, transseksüel kelimeleri bu ülkede yasak mı? Kâğıt üzerinde ben böyle bir yasak görmedim. Hangi hukuka dayanarak yasaklıyorsunuz? Eşcinsel beraberlikler de bu ülkede yasak değil. Peki, siz hangi hakla yasak koymuşsunuz?

Bu durumda sormak isterim; savcılara, hukukçulara RTÜK bu yasakları yaparak suç işlemiyor mu acaba!?

Bir cevap yazın