istanbul travestileri korkuyordum yine aynıları olacaktı

istanbul travestileri korkuyordum yine aynıları olacaktı

Korkuyordum. Yine mi? İlkokulda top, lisede travesti , peki üniversitede ne olacak? Üniversite okumamaya karar verdim. İstanbul’a annemin yanına gittim. İçim içimi yiyordu, cinsel isteğim başa çıkılamaz hale gelmişti. Denemek istiyordum. Bir erkeğin tenine dokunmak nasıl bir şeydi onu yaşamak istiyordum. Anneanneme yatılığa gittim iki günlüğüne, sabah dayım işe gidiyordu, canım sıkılmasın diye de bilgisayarını götürmüyordu işe. Eşcinsellerin yoğunlukta olduğu bir sohbet ağı var, bilen bilir. Oraya girip başladım çevremde arayış yapmaya. Kartal’dan biriyle şişli travesti tanıştım ve ertesi gün anneanneme ben gidiyorum deyip çıktım evden. Anneme akşam üstü geleceğim dedim ki adam ile zaman geçirebileyim. Neyse buluştuk, tanıştık… Arabasıyla gelmişti, yaşı yirmidört-yirmibeş falandı. Bir kaç saat sonra ilk hamleyi ben yaparak dudağından öptüm, o da karşılık verdi ve sevişmeye başladık. Ben cinsel organını deliler gibi merak ediyordum, aceleci davranıp elimi götürdüm, sonra beni durdurdu. ”Öpüşelim, sevişelim ama daha ileri götürmeyelim, yaşın küçük, pişman olacaksın” dedi. Ne pişman olması? Deliler gibi istiyorum! Merak ediyorum. Bunun için anneme yalan söylemişim. Neticede ikna ettim onu ve oral yolla ilişkiye girdik. Bir anda dayımın bilgisayarındaki geçmişi silmeyi unuttuğum aklıma geldi, eve gidene kadar dudağımı yiye yiye bir hal oldum. Neyseki sorunsuz geçti o gün. Üç gün sonra anneme Şahika Yücel’in travesti hakkındaki bir videosunu izlettim. Çevremde hiç  istanbul travestileri yoktu, bir tek Bülent Ersoy vardı. Onun da o dakikaya kadar ameliyatlı olduğunu bilmiyordum. Zaten kafamdaki ideal imaj o değildi. Erkeklere ilgi duyuyorum, eh top-ibne zaten kadın gibi olunca deniyor, demek ki ben eşcinselim dedim. Annem hemen yapıştırdı videonun ardından soruyu; ”Cevabını biliyorum ama yine de senin ağzından duymak istiyorum. Eşcinsel misin?”. Önce utandım, sıkıldım ama nihayetinde cesaretimi toplayıp, ”Evet, anne eşcinselim” dedim. Sonra saatlerde üzerine konuştuk, o bana beni anlattı, ben ona benim bilmediği yönlerimi. O gün daha önce hiç olmadığı kadar huzurlu bir şekilde koydum yastığa başımı. Sabahında bir sürü video izlettim anneme ardı ardına, çok sakindi, çok sahiplenici. Aradan kısa bir zaman geçti ki annem ben dışarıdayken arayıp hemen eve gel dedi. Eve gittiğimde annem yarı bilincini kaybetmiş, sinirden eli ayağı titriyordu. Dayım bütün yazışmalarımı anneme olduğu gibi anlatmış. Yazışmalar cinsellik üzerineydi hep ve şuan kendime yakıştıramadığım bir üslupla travesti resimleri yazılmış şeyler. Annem bilgisayarımı aldığı gibi ortadan ikiye ayırdı, neye uğradığımı şaşırdım. Annemi ilk defa o kadar sinirli gördüm hayatımda. Annemden ilk tokatı o gün yedim. Sonra kendimi onun yerine de koymadım değil. Onsekizine yeni girmiş evladım internette biriyle tanışıp buluşuyor ve oral seks yapıyor… Bu kadar tepki vermesem de çok üzülürdüm herhalde. Eşyalarımı topladığım gibi ertesi gün babamın yanına gittim. Orada farklı bir atmosfer. Annemin tokat atmasını sorun etti baba tarafı. Malum anne-baba ayrı olunca her iki taraf da birbirinin açığını arar genelde. Bir kaç gün de öyle geçti, sonra annemin ikinci eşinin çirkeflik yapası gelmiş annemi bir güzel doldurmuş bana karşı, bir süre sonra babamın olduğu şehre geldiler annem ile ikinci eşi, orada da aynı muhabbetler. Ses desibeli kulak zarı patlatacak düzeyde. Sonrasında yaklaşık üç ay kadar annemle görüşmedim. Utanıyordum. Daha sonra o ilk adımı attı ve aradı. Hiçbir şey olmamış gibi. Sanki hiçbir şey yaşanmadı. Ben işe girdim, çalışmaya başladım bir yıl kadar çalıştım. Bu sürede kendimi tanımaya başladım. Travesti haberleri  bir kadın olduğumun bilincine vardım. Üzerine bolca araştırma yaptım. Emin olana kadar yerli-yabancı bütün kaynakları inceledim. Unisex kıyafetlere geçişim burada başladı. Saçlar uzadı, şortların boyu kısaldı, kaşlar daha kavisli alınmaya başlandı. Bir ileriki aşama saç boyamaydı, onu da yaptım. Babam gayet normal bir şekilde karşıladı, annem de işte iki üç laf söyleyip susuyordu. Ablamla da tartışıyorduk ama daha sonra can ciğer kuzu sarması oluyorduk hemen eskiden olduğu gibi. İşten ayrılıp dersaneye yazıldım.Bir yılı daha unisex olarak dersanede geçirdim, sonra sınava girdim ve İstanbul Üniversitesi’ni kazandım. Kafamda milyonlarca plan! Sonunda senelerdir hayalini kurduğum bedene kavuşmama bir adım daha yaklaşmıştım. Üniversite demek, LGB travesti ,  ankara travestileri I camiası ile iç içe olmak demek. Üniversite demek, özgürlüğüne bir adım daha yakın olmak demek. Kararlıydım ben olmaya. Ya bu deveyi güdeceksin, ya bu diyardan gideceksin dedim kendi kendime..

Bir cevap yazın