Seks Hayatınız Kötüye Gidiyorsa…

Erkekler görselliğe önem verirler. Dolayısıyla seksi şeyler karşısında tahrik olur ve kelimelerden çok imajları daha iyi yorumlarlar. Bu yüzden, hayalinizdeki seksi temsil eden iç çamaşırları giymelisiniz. Kerner, heyecanlı bir seks için fermuarlı bir şevler giymenizi tavsiye ediyor. Veya lise kızı kostümüyle oyun oynamak istediğinizi ona gösterebilirsiniz.

travesti

Bir erkeğin egosu o kadar hassastır ki, yataktaki bazı hareketlerini beğenmediğinizi ona söylemeniz heyecanının tamamının sönmesine sebep olabilir.Bunun için kullanabileceğiniz metot, ona bir gece önce gördüğünüz açık saçık bir rüyadan bahsetmek şeklinde olmalı. Ona rüyanızın tüm detaylarını anlatarak aslında ne yapması gerektiğini çaktırmadan kafasına sokabilirsiniz.

Sevişmenin tam ortasındasınız ama sizi heyecanlandıran hiçbir şey yapmıyor diyelim. Bundan sonra yapmanız gereken, birkaç yumuşak aşk ısırığıyla ona yol göstermek olacaktır.
Cadell “Çok hafif bir şekilde erkeğinizin kollarını ısırmanız vahşi ve agresif bir hareket şekli olacaktır. Eğer bunu yatakta yaparsanız, ısıyı ve tempoyu biraz artırması gerekliği mesajını alacağından emin olabilirsiniz” diyor.

Bunu sabah ilk fırsatta yapın ki akşam neler yapmak istediğinizi hemen öğrensin. Mesaj, “Akşam kendimi senin ellerine bırakmak istiyorum” gibi bir şey olabilir. Seks terapisti Gloria Brame “Bu sayede onun hayallere dalmasını sağlayabileceğiniz gibi, bir aksiyon planı oluşturmak için zamanı olduğunu düşünür” diyor.Erkeğinizin daha çok yönlendirmeye ihtiyacı olduğunu düşünüyorsanız, ona denemek istediğiniz seçenekleri sunan bir mesaj da atabilirsiniz. Ona seçme şansı vererek, erkekliğini daha güçlü bir şekilde hissetmesini sağlamanız gerekiyor.

Seksten Uzak Durabilir Miyiz?

Katolik rahiplerin cinsel yaşamdan tümüyle elini eteğini çekerek kendilerini “Tanrı’ya adamaları” bekleniyor. Aynı şey Budist rahipler için de geçerli. Her iki dinde de mastürbasyona yer yok. Katolik rahiplerin cinsel ilişkiden imtina etmesi gerekiyor. Rahibeler de aynı durumda olsa da, tartışma daha çok erkekler üzerinde yoğunlaşıyor. BBC News Muhabiri Tom de Castella, İngiltere’de tartışılan konuyu şöyle aktarıyor:

Oxford Üniversitesi’nden Endokrinoloji Profesörü John Wass erkeklerdeki testosteronun cinsellik arzusu uyandırdığını söylüyor. Kadınlarda testosteron ve östrojen karışımı nedeniyle bu arzu daha zayıf. Profesör Wass cinsellikten uzak durmayı “tamamıyla anormal bir durum” olarak değerlendiriyor.

Wass, erkeklerin yüzde 80-90’ının mastürbasyon yaptığını, rahiplerin de muhtemelen bu yola başvurduğunu söylüyor.

Daha sık boşalan erkeklerde prostat kanseri riskinin azaldığına dair bulgular olduğunu ifade eden Profesör, “cinsellikten imtinanın çok da sağlıklı olmadığını” vurguluyor.

Birçok kişi ömür boyu seksten uzak bir yaşam hayal edemiyor. Aile kurmak için rahipliği bırakan Jimmy O’Brien, genç erkekler açısından bunun ne kadar zor olduğunu ifade ediyor: “Cinsel arzunuza karşı savaşmak durumundasınız. Birçok kişi için bu her gün verilen bir savaş iken, bazıları daha az etkilenebiliyor.”

“Geleneksel toplumda hem bekâr olup hem de cinsel olarak aktif olmak mümkün değildi. Bu nedenle de insanlar rahiplerin cinsellikten imtina etmesi gerektiği düşüncesini kabullenmeye daha açıktı” diyen Budist Vişvapani, meditasyon gibi zihin gücü yoluyla fiziksel arzuların bastırılabileceğini söylüyor. “Bazıları bunu gayet rahat yaparken bazıları için zor olabilir ama bunun biyolojik olarak mümkün olmadığını söylemek yanlıştır” diyor.

Allan Hall Papaz Okulu’ndan Rahip Stephen Wang, Hristiyanlar için mastürbasyonun, evlilik öncesi ve evlilik dışı seksin yasak olduğunu söylüyor. Wang bunun nedenini şöyle açıklıyor: “Mastürbasyon bizi daha bencil, daha içe kapanık kıldığı için başkalarına kalbimizi açmamızı zorlaştırıyor.”

Sorunun sadece biyoloji kaynaklı olmadığını, cinsel kimyanın da cinsellikten imtinayı zor bir yaşam biçimi haline getirdiğini ifade eden Jimmy O’Brian, en zorunun ise yalnızlık olduğunu vurguluyor: “Nihayetinde insanız ve yalnızlık hissine kapılıyoruz. Çoğu kişi yaşamını biriyle paylaşmak ister.”

‘SEÇENEKLER DAHA FAZLA’

Batı toplumu romantik hayat arkadaşı arayışına büyük önem veriyor. Bu fikirden tümüyle vazgeçmek ise büyük bir fedakârlık.

Budist Vişvapani de yaşamını bir başkasıyla paylaşma ihtiyacını hissederek evlenmiş. Modern yaşamın “cinselleştirildiğini ve bireyselleştirildiğini” ifade ediyor. Geçmiş yüzyıllarda insanların ya evli olduğunu ki bu durumda cinselliği yaşayabildiğini, evli değilse de cinsellikten imtina ettiklerini, şimdi ise “seçeneklerin daha fazla olduğunu” söylüyor.

“Geleneksel toplumda hem bekâr olup hem de cinsel olarak aktif olmak mümkün değildi. Bu nedenle de insanlar rahiplerin cinsellikten imtina etmesi gerektiği düşüncesini kabullenmeye daha açıktı.” Bugünse Batı’da bunu kabullenmek isteyenlerin sayısı azalıyor.

“Cinsel davranışının” beklenen standartlara uymadığını kabul ederek istifa eden İngiltere’deki Katolik Hristiyanların lideri Kardinal Keith O’Brien dahil olmak üzere birçok Katolik, cinsellikten imtina konusunun yeniden ele alınması çağrısı yapmıştı.

Vişvapani içinse sorun bekâret yemini değil, bunun ömür boyunca sürdürülmesinin beklenmesi: “Sorun, insanlar bunu sürdüremeyeceklerinde, cinsel olarak aktif olmaları için başka bir yol olmaması. Bu etik değil.”

‘BİNLERCE YILLIK BAŞARISIZLIK’

Cinsellikten uzak durmak fiziksel olarak mümkün olsun veya olmasın, bazılarına göre esas sorun bu olgunun kurumsallaştırılması.

Bekâret yemininin tarihi üzerine bir kitabı bulunan Elizabeth Abbott, papazların dürtülerini bastırmaya veya cinsel davranışlarını gizlemeye zorlamanın onları doğru yoldan saptırdığını söylüyor: “Binlerce yıldır bunda başarısız oldular. Bu korkunç şeylere yol açıyor.”

Jimmy O’Brien, yeni seçilecek Papa’nın bekâret yemini meselesine eğilmesi gerektiğini belirtiyor. 23 yıldır evli ve doğru seçimi yaptığına inanıyor: “Aile yaşamının rahatlığını yaşayınca kiliseye, daha önce olduğundan daha fazlasını verebilirim.”

Wang ise insanların cinsel ilişkiden kaçınmayı yanlış anladığını ileri sürüyor. Bunun, “Tanrı ile kilise üyeleri arasında eşsiz bir ilişkiyi mümkün kıldığını” söylüyor: “Bastırmayla ilgisi yok bunun. Bu, belirli bir biçimde sevmeyi öğrenmekle ilgili.”

Kilisenin sadece papazlardan değil, evli olmayan herkesten bekâret beklediğini dile getiriyor. Medyada genelde yapıldığı gibi, bekâret yeminiyle skandal arasında bağ kurulmasına tepki gösteriyor.

Seks skandallarının toplum içindeki birçok kurum içinde görüldüğünü belirten papaz, evli erkeklerin de bekârlar kadar bu olaylara karıştığına dikkat çekiyor.

Durham Üniversitesi’nden Dr. Sandra Bell’e göre, esas mesele inanç değil. Antropolog şöyle diyor: “Bu, Katolik Kilisesi’ne içsel bir bağlılık değil, bir kural. İngiliz kilisesine bağlı olanlar Katolikliğe geçtiklerinde eşleriyle birlikte olmaya devam edebiliyor. Bu gösteriyor ki papazların bakir olması gerekliliği dini bir inançtan kaynaklanmıyor.”

Cinsel Hayatınızı Baltalayan Etmenler

Her şey güzel başladığı halde, günün birinde yatak odanızda kara bulutlar gezmeye başlarsa dikkat!
İş stresi, kullandığınız bir ilaç ya da aşırı spor, cinsel hayatınızı sekteye uğratabilir. Araştırmalara göre; aktif bir cinsel yaşam kalp ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor, ağrıları azaltıyor, kimi kanser türlerinin oluşmasını önlüyor ve depresyon gibi psikolojik sorunlarda olumlu etki sağlıyor. Yine araştırmalara bakacak olursak düzenli bir cinsel yaşam, genç ve canlı görünmemizin de en büyük yardımcısı. Travesti Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kağan Kocatepe ile Tıbbi Seksoloji Uzmanı Dr. Akif Poroy, cinsel yaşantımıza gölge düşürebilecek faktörleri çözümleriyle birlikte anlatıyor.

Fiziksel Hastalıklar

Diyabet ve hipertansiyon gibi sağlığı bozan her türlü rahatsızlık dolaylı ya da doğrudan cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Bu hastalığın etkisi altında kalan erkeklerde de sertleşme sorunu, yani ereksiyon bozukluğu ortaya çıkıyor. Ereksiyonun kadınlardaki karşılığı dış genital bölgedeki salgı bezlerinin faaliyetiyle gelişen kayganlaşma. Kronik hastalıklar kadındaki bu mekanizmayı bozarak cinsel ilişkide sorun yaşamasına neden olabiliyor.

Aşırı Egzersiz

Uzmanlar, formunu korumayı başaran kişilerin vücutlarıyla barışık olduğunu, utangaçlıklarını veya korkularını bir kenara bırakarak cinsel yaşamda daha aktif bir rol üstlendiklerini belirtiyor. Ancak aşırı uygulanan egzersiz, kandaki hormon seviyelerini olumsuz yönde etkileyerek cinselliğe darbe indirebiliyor. Uzmanlar egzersizin mutlaka bir doktor kontrolünde yapılması gerektiğine dikkat çekiyor.

İş Stresi Başa Bela

İster büyük bir holding patronu olun, ister bir mağazada satış görevlisi, stres herkesi bir şekilde pençesi altına alıyor. Stres ve yorgunluğun faturası cinsel isteksizlik, orgazm güçlüğü veya ereksiyon güçlüğü gibi ciddi sorunlar olarak karşımıza çıkıyor. İş yaşantınıza ayırdığınız süre ne kadar fazla olursa olsun, cinselliği göz ardı etmemeniz gerekiyor. Akşamları eve iş taşımamakla başlayabilirsiniz mesela.

Kullanılan İlaçlar

Medikal tedavi, özellikle mide, tansiyon, diyabet ve depresyon ilaçları santral sinir sistemine etki ederek cinsel yaşamı sabote edebiliyor. Eğer ilaç tedavisinin ardından cinsel hayatınızda sorunlar başladıysa, bunu doktorunuzla mutlaka paylaşın.

Bulaşıcı Hastalıklar

Genital herpes, bel soğukluğu, klamidya veya AIDS… Bu hastalıkların tedavi edilmediği takdirde kısırlıktan iç organ iltihabına, erken doğumdan anne karnındaki bebeğin ölümüne kadar pek çok ciddi sonucu var. Üstelik bazıları sadece cinsel ilişkiyle değil, yakın beden teması, öpüşme ve oral ilişkiyle bile geçebiliyor. Kimi hastalıklar ağrı, akıntı, idrar yaparken yanma gibi belirtiler verirken, kimileri ise sinsi sinsi ilerliyor. Bu hastalıkların erken teşhis ve tedavisi için düzenli kontrollerinizi ihmal etmemeniz gerekiyor.
Bana bulaşmaz demeyin, cinsel ilişkiye girerken prezervatif kullanmayı mutlaka alışkanlık edinin. Unutmayın ki, prezervatif genital herpes ve AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyan tek doğum kontrol yöntemi. Ayrıca sık istanbul travesti partner değiştirmekten kaçının ve tanımadığınız kişilerle de ilişkiye girmeyin.

Alkol Tüketimi

Alkol kararınca alındığında afrodizyak özellik taşıyor. Zaten uzmanlar da cinsel güdüleri artırmak için özellikle şarabı öneriyorlar. Ancak her şeyde olduğu gibi alkolün de fazlası geri tepiyor! Yüksek dozlarda alındığında ise cinsel güdüleri azaltıyor ve erkeklerde ereksiyon sorununa neden oluyor.

Bir cevap yazın