Travesti bu durum homofobinin en büyük sebebidir

Gerçekten Serdar Ortaç'ın evlenmesiyle ilgili olarak Radikal'in başlığı travesti gibi bir dönem mi kapandı, yoksa aynı döneme devam mı ediyoruz. Bence ikincisi. Yani erkek egemen kültürün bize sunduklarını, pardon dayattıklarını mı desek, yaşıyoruz, yaşamak zorunda kalıyoruz. Ben de hiç inanmazdım Serdar Ortaç'ın bir gün evleneceğine. Çünkü eşcinsel zannediyordum kendisini. Ve ekonomik özgürlüğünü kazanmak, evlenmemek için yeterlidir diye düşünüyordum. Ama şöhret olunca erkekliğin toplumsal yükü daha mı ağır ve kaçınılmaz oluyor acaba? Bakınız, Serdar Ortaç eşcinsel demiyorum. Herkes cinsel kimliğini kendisi daha iyi bilir ama zannetmek de suç sayılmamalı değil mi? Bir çok sanatçımız var eşcinsel zannettiğimiz ama sanki eşcinsellik kötü bir şeymiş gibi bunu dile getiremiyoruz. Eşcinseller ne yapsın o zaman, ölsünler mi? Bir çok eşcinsel zannettiğimiz sanatçımız evlendi, tıpkı bir çok eşcinsel bildiğimiz arkadaşlarımız, eşimiz, dostumuz, yakın çevremizdekiler gibi. Yakın çevremizdekiler de erkeğim diye yumruğunu masaya sertçe vuranlardandı üstelik. Sakın yanlış anlaşılmasın gene. Amacım kimseyi rencide etmek değil ama bu ülkede cinsel yöenelimler konusunda bir ikiyüzlülük var. Cinsel işlevini yerine getiren kendini heteroseksüel olarak tanımlıyor. Bundan da kime ne? diyebilirsiniz ama bana ne diyemiyorum ben. Çünkü bu durum eşcinselliğin yanlış anlaşılmasına ve dolayısıyla bizlerin, eşcinsellerin hayatlarına mal oluyor eşcinsellik hakkında oluşturulan önyargılar yüzünden. Neden Serdar Ortaç üzeriden eşcinselliği tartışıyorsun diyebilirsiniz? Dün de Huysuz Virjin üzerinden eşcinsellerin miras bırakma haklarının olmaması konusuna değinmiştim. Sanatçılar halka mal olmuş insanlar değil mi? Toplumsal olarak utanılacak bir şey ve hakaret olarak kabul edilse de eşcinsellik de doğanın bir gerçeği olduğuna göre, niye eşcinsellere de mal olmasın sanatçılar. Eşcinseller de insan değil mi?

90'lı yılların ilk yarısında Serdar Ortaç'ın şarkılarını duyduğumda, ben sesini kadın sesi zannetmiştim ne yalan söyleyeyim. Yani radyodan sesini dinlerken resmen bir kadın şarkı söylüyor gibi. Ve televizyon ekranlarında, gazetelerde kendisini görünce de feminen tavırlarından eşcinsel zannetmiştim. Hala da öyle zannediyordum. Tabi insanların eşcinselliği, erkekliği nasıl tanımladığıyla da alakalı cinsel kimlikler. Biyolojik ve toplumsal cinsiyete göre bir eşcinsel bile erkek olarak tanımlanabilir, tanımlanıyor da. Hatta ben % 101 eşcinsel olmama rağmen, 101 dedim, çünkü hiç şüphem yok, benim eşcinel olmamdan şüphe duyuyor eşcinsel arkadaşlarım bile. Çünkü eşcinselliğin ve erkekliğin tanımları ortada. Eşcinsel edilgen, erkek etkin.

Eşcinsellerin heteroseksüelce evlenme hakkı olamaz mı; olamaz. Çünkü eşcinselliğe hiçbir eşcinselin ihanet etme hakkı olamaz. Çünkü bu durum homofobinin en büyük sebebidir. Diğer bir açıdan da heteroseksüellere saygısızlıktır iki yüzlü davranıldığı için. Tekrar söylüyorum, Serdar Ortaç'a eşcinsel demiyorum, öyle zannediyordum ve eşcinsellikle ilgili düşüncelerimden lütfen alınmasın. Batı'da bir sanatçı eşcinsel zannedildiği zaman bunu hakaret olarak algılamadığı gibi, eşcinseller alınmasın diye cinsel yönelimi hakkında "hayır değilim" diye bir açıklama yapmıyor bile. Çünkü gerçekten eşcinsel zennedilmenin kime ne zararı olabilir ki? Erkeksen erkeksindir, eşcinsel olmak da ayrıca öyle düşünüldüğü gibi kötü bir şey değil. Eşcinsellere destek olmak için "evet eşcinselim" bile denilebilir Batılı sanatçılar gibi.

Bu yazıyı niye yazdım; heteroseksist toplumlarda, herkesin anlayacağı dilde erkek egemen toplumlarda, herkes istediği için heteroseksüel evilik yapmıyor ne yazık ki. Mecbur bırakılıyorlar çevrelerine erkekliklerini ispat etmek için ve şu anda heteroseksüel evllik gerçekleştirip de aile olmuş ama çok mutsuz arkadaşlarım var. Tabi dolayısıyla aile olarak da mutsuzlar. Evlilikler gerçekten istenildiği için yapılmalı, heteroseksistçe bir gereklilik adına değil.

Bir cevap yazın