Travesti , tüm kaybettiklerimizin ruhu şadolsun !

Bir şehir parkının istanbul travestileri kaderinin ötesine geçen günler gördük. Akıllarımızda yıllardır dinlediğimiz direniş hatıraları, bizden kitaplar ya da ekranlar kadar uzak, hatta bu memleketten çok uzak olduğunu düşündüğümüz başarı öyküleri vardı. Babalarımızdan duyduğumuz, annelerimizden işittiğimiz günler. Oysa sadece bir yıl önce hep beraber bir hatıra yaşadık, her dakikası birbirinden değerli ve önemliydi. Binlerce yıldır her çeşit bilginin mermerlere kaydedildiği bu coğrafyada yaşamıştık. Çivilerle beşiklerden mezarlara kader yazdık. Devlet eliyle de kazılıyor ya bu sözler, kayıt hâlâ devam ediyor. Bu toprağın bir devlet geleneğidir, mezara Fatiha yazdırmak ama Ali’den rahmet dileyememek. İnanmayanı inanarak göndermek, başka bedeni olan insanı olmadığı gibi göndermek. Devletimin kamçısı parasızlık, fakirlik. Devletimin düsturu saygısızlık, adaletsizlik. Benim olmadığını, bana çalışmadığını yüze vura vura söylettiği devletim, umutla çıkılmış yollarda, dört nala koştuğumuz; karabiber memleketim. Tüm kaybettiklerimizin ruhu şad olsun!
Bir de hiç kimsenin bilmediği direniş öyküleri vardı, hâlâ var. Mesela dört duvar içinde, bedeli bedenle ağır ödenen varoluş direnişi devam ediyor, kimisi kendine has başarı kimisi aile cinayetiyle bitiyor. Mesela Tarlabaşı evlerinin kapılarında direniş hâlâ devam ediyor, devlet eliyle mühürlenen kilitler, içinde yaşayanları çatısız koyuyor. Mesela herkesin rağbet ettiği direnişlerin yanında her gece sokaklarda bizler için direniş devam ediyor, ite kaka kolluk kuvvetleriyle dövülerek, sövülerek, gelen geçene eğlence olarak(!) devam ediyor. İstanbul ’da direniş hâlâ devam ediyor, mahallesinde dövülen “yumuşak, top, oğlan, homo” gençlerin direnişi tüm hızıyla sürüyor. Araba tepelerinde ‘punk’ filmleri aratmaksızın, yolculuk ederken çoğunlukların şahit oldukları “travesti” direnişleri devam ediyor. Belasını Rab’dan bulmaya bile bırakılmayan, belayı erkeklikten tepsiyle sunularak bulan, tarih kadar eski olan biz lezbiyen, gey, biseksüel ve transların “antik” direnişi devam ediyor! Tüm kayıplarımızla beraber Gezi’den önce, Gezi’yle ve Gezi’den sonra durmaksızın sürüyor.

‘Geceleyin bitenler’
Gezi Direnişi, LGBTİ’ler için başarı öyküsüydü. İstanbul’dan Anadolu’ya ve tüm dünyaya özgürlük dolu mesajlarımızı ilettik. Biz bebeksiler, biblolar, güya Ay’dan düşmüşler direniş sırasında önceleyin uzaydan gelmiş gibi gözlenmiştik. Hâlbuki parkın ev sahiplerindendik; sokak köpekleri ve kediler, tinerciler ve otelcilerle vardiya misali parkta “geceleyin bitenler” olarak binlerce kent sakiniyle yıllarca yeşili paylaşmıştık. 22 yıldır örgütlü mücadelesi devam eden ama tarihi bu topraklarda tarih kadar eski olan biz LGBTİ’ler, onur mücadelemizde önemli bir adımı geride bırakmıştık. Bu adım İstanbul’dan sıçramış, İzmir’de yıllardır örgütlenen LGBTİ’leri ilk kez Onur Yürüyüşü yapmaya ötelemiş; Antalya, Antep, Adana, Dersim, Malatya, Mersin, Giresun ve birçok başka şehirde yeni LGBTİ oluşumları kurmak üzere LGBTİ’leri bir araya getirmişti.

Yeniden Onur Haftası
İstanbul’daki LGBTİ örgütleri için geçtiğimiz yılın haziran ayının son iki haftasına denk gelen ve yıllardır düzenlenen Trans ve İstanbul LGBTİ Onur Haftaları gerek katılımcısı gerek politikanın ana sahnesine taşınan yepyeni söylemleriyle on binlerce kişinin eşit hak mücadelesi için yürümesine yol açmıştı. LGBTİ hareketi durmadı, yaklaşan seçimlere karşılık temmuz ayında İstanbul merkezli LGBTİ Siyasal Temsil ve Katılım Platformu’nu kurdu. Yerel yönetimlere dair talep üretebilmek, hatta neden temsil edilemediğimize yönelik politika oluşturmak LGBTİ hareketinin karşılaştığı yeni şeylerdi. Bunu göğüsleyebilmek için SPod LGBTİ Derneği’nin (Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği) ciddi emekleriyle Anadolu’nun birçok kentinden LGBTİ’ler İstanbul’daki örgütlerle bir araya geldik. Bu buluşma istihdamdan sığınma evlerine, belediye içi farkındalık eğitimlerinden sağlık, kültür ve daha birçok alanda taleplerin ortaya çıkmasını sağladı. “LGBTİ Dostu Belediyecilik Protokolü”nün ön hazırlığı olan bu çalışma seçime hazırlanan 40 belediye başkan adayına imzalatıldı. Gezi’yle beraber anaakım siyasi alana çıkan LGBTİ hareketi, bir baskı unsuru olarak varlık gösterebildi. Protokolü imzalayıp seçimi kazanan 5 belediye başkanı LGBTİ Dostu Belediyeler için mücadele sözü verdi. Bitmedi! Belediye meclis üyeliğine de LGBTİ adaylar çıktı! İstanbul’dan 8, Türkiye ’den 12 LGBTİ, beş ayrı siyasi partiden seçim yarışına girdiler. Hiçbiri kazanımla sonuçlanmamış olsa da, farkındalık adına büyük bir adım atıldığına eminiz. Bugün özellikle İstanbul’da LGBTİ Dostu Belediye olacağını kabul eden Şişli, Beşiktaş ve Kadıköy belediyelerinde uzun yıllar sürecek çalışmalar bizzat LGBTİ aktivistlerin çalışmalarıyla devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Lambdaistanbul, SPoD ve Kaos GL derneklerinin “17 Mayıs Uluslararası Homofobi ve Transfobi Karşıtlığı Günü”nü kutlayan Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Türkiye’de bir ilki de gerçekleştirmiş oldu.
Bu sırada parkta İstanbul’daki tüm LGBTİ örgütlerini temsilen alanda olan LGBTİ Blok da çalışmalarına devam etti. Tüm direniş ve eylemlerde varlığını gösteren Blok özellikle Kadıköy’de yapılan 22 Aralık Kent Mitingi’nde “Gettoları Değil, Şehrin Tamamını İstiyoruz” sloganıyla önemli bir çıkış yaptı. Bu sırada 1992’den beri örgütlenen Lambdaistanbul LGBTİ Dayanışma Derneği, Gezi Direnişi’yle birlikte temasta olduğu örgütlenmelerle uzun soluklu toplantılar almaya başladı. Gezi Parkı’nın siyasi çeşitliliğini dernek binasına taşıyan Lambda, düzenli forumlar düzenleyerek politika alanını genişletti. SPoD LGBTİ, yerel yönetimlere yönelik çalışmalarında ciddi bir yol kat etti. Belediyelerde homofobi-transfobi ve toplumsal cinsiyet eşitliği için farkındalık eğitimlerinin çalışmalarına başladı. Bu uzun yolculuğunun meyvelerini önümüzdeki yıllarda almaya başlayacağız.
Bu sene 22-29 Haziran 2014 tarihlerinde gerçekleştirilecek 22. İstanbul LGBTİ Onur Haftası’nın hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor. Bu yılın başlığını TEMAS olarak seçtik, öyle ki yıl boyu her telden ve her yerden insan ve hareketle temas ettik. Fakat maddi yetersizlikler İstiklal Caddesi’ni 29 Haziran’da gökkuşağına boyamamıza engel oluyor. Biz yine de yürüyeceğiz ama kitlesel fonlamamıza katılarak bize destek olmak istemez misiniz?

Bir cevap yazın