Travestiyim diyerek iş arkadaşlarımdan dayak yedim

Trans kadınların sahnelerde olduğu, “dönmeye” saygıda kusur edilmediği dönemler darbe döneminde yoğunlaşan devlet baskısı ile birlikte geride kaldı belki. Ama sahne yaşantısı turistik otellerde animasyonlarda istanbul travestileri sürüyor.
 
Travestiyim diyerek iş arkadaşlarımdan dayak yedim
 
Merve; Turizm Rehberliği mezunu. 5 yıl boyunca animasyon yapmış. Bir dönem cinsiyet geçiş sürecini tamamlamak için ara vermiş. Dönüşüm sürecinin ardından 2 yıl daha sektörde çalışmış. Şimdilerde ise sezonun açılmasını dört gözle bekliyor.
 
Travestiyim diyerek iş arkadaşlarımdan dayak yedim
 
“Ben dönüşüm gerçekleştirdikten sonra hiçbir zaman eski ben gibi davranılmadı. Bazen en yakın arkadaşın bile sana dönüştükten sonra çok farklı davranabiliyor. Dönüşümden önce çok rahat iş bulabiliyordum ancak şimdi daha çevrem vasıtasıyla iş bulabiliyorum.”
 
“Beni hasta gören iş arkadaşımdan dayak yedim”
Turizm rehberi olmasına rağmen animasyon yapmayı tercih ediyor. Animasyonda daha rahat olduğunu söylüyor. Ama transfobi her yerde olduğu gibi çalışma hayatında da karşısına çıkıyor:
 
“Ben çalışırken transfobik davranışlara maruz kalıyorum tabi. Şiddete de uğradım. Beraber çalıştığım bir kişi beni ‘hasta’ olarak kabul ediyordu. Benimle çok fazla muhatap olmuyordu. Bir yandan da benim o kadar başarılı olabileceğimi beklemiyordu. Başarılı olunca, insanlar tarafından beğenilince bu kişi kulübe çekip bana tekme tokat girişti. Hiçbir şey yapamadım. Bayağı iri yarıydı. Bu kişi aynı zamanda şefimizin kardeşiydi.”
 
Saldırının ardından ise otel müdürlüğüne şikayet etmiş. Başta uzlaştırmaya çalışmışlar. Nihayetinde, saldırgan başka bir otele gönderilmiş. Merve böylesi saldırıların ardından yapılacaklara herhangi bir düzenleme olmadığını belirtiyor. Her şey otel yönetiminin inisiyatifine kalmış durumda.
 
“Trans olduğum için işe almadılar, iyi çalışınca kabul ettiler”
İş bulmakta yaşadığı zorlukları ise başından geçen bir olayla hatırlatıyor:
 
“Bir sezon çalıştığım otel yönetimi trans çalıştırmak istemiyordu. Şefim de benim kimliğimden bahsetmemiş. Utana sıkıla genel müdürden randevu aldı benim için. Benim iyi bir animatör olduğumu biliyor ve benle çalışmak istiyor. Gidip söylemiş. Otel yönetimi kabul etmemiş ama en sonunda yol paramı çıkartana kadar bir iki günlüğüne çalışmama müsaade etmişler. Ben de işte üzülüyorum, hiçbir şey yemiyorum tabi o iki gün boyunca. Bir animatör hastalandı ve onun yerine ben çıktım. Ortalık koptu. Oryantal dersi verdim. Bunu gördüler ve ben orada çalıştım uzunca süre.”
 
Hiyerarşisiz, sosyalist çalışma düzeni…
Merve’ye son olarak nasıl koşullarda çalışmak istediğini soruyorum. Hiyerarşiden dert yanıyor ve eşitlik istediğini söylüyor:
 
“Turizm sektöründe ciddi hiyerarşiler var. Aynı yerde yatıp kalkıyoruz ama şeflerin yattığı odalar, yemekleri bile farklı oluyordu. Otel yönetimi içerisinde katı hiyerarşik kuralların olmadığı, sosyalist çalışma düzeninin olduğu bir yerde daha rahat çalışırım bence.”

ALINTIDIR…

Bir cevap yazın